Süleymaniye’deki fırıncılar, artan tüp gaz fiyatları ve sağlanan gazın teminindeki zorluklar nedeniyle ekmek yapımında geleneksel odun ateşini tercih etmeye başladı. 8 Nisan 2026 tarihinde Irak’ın Süleymaniye kentinde yaşanan bu değişim, bölgedeki bazı fırıncıların, ekmek üretimini sürdürebilmek için tandırda odunla ekmek pişirmeye yönelmesine neden oldu.
ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerginlikler, bölge ekonomisini olumsuz etkilerken, Süleymaniye, Erbil, Duhok ve Helepçe gibi kentlerde ciddi bir yakıt krizi yaşandı. Tüp gaz fiyatlarının üç katına çıkması ve temin edilememesi, fırıncıları alternatif arayışlara yönlendirdi. Bu nedenle, bazı fırıncılar eski yöntemlere dönerek tandırlarında odun yakmaya başladı.
Süleymaniye merkezindeki tarihi Piremerd Caddesi, odun dumanı ve sıcak ekmek kokusuyla dolarken, cadde üzerinde odun yüklü araçlar da dikkat çekiyor. 66 yaşındaki fırıncı Abid Hemelav, 14 yaşından beri fırıncılık yaptığını ve 46 yıldır kendi fırınını işlettiğini söyledi. Hemelav, doğaya dönüş fırsatı olarak gördüğü bu durumu, “Bize bu güzel doğayı verdiği için Allah’a şükürler olsun. Dağlar ve ormanlar, kuru odun sağlıyor ve şu anda ulaşamadığımız gaz ve petrolün en iyi alternatifi oldu.” sözleriyle ifade etti.
Hemelav, “Odun olmasaydı fırını kapatmak zorunda kalacaktım.” diyerek, odunun hem kendileri hem de şehir halkı için büyük fayda sağladığını belirtti. Kuru odun temin etmenin zahmetli olduğunu, ancak sonuçlarının memnuniyet verici olduğunu ekledi. “Küçük bir araçla köylere gidip kuru odun topluyorum. Bazılarını akraba ve tanıdıklarım getiriyor, bir kısmını da insanlardan satın alıyorum.” dedi.
Süleymaniye’nin Seyvan Mahallesi’nde yaşayan 53 yaşındaki fırıncı İsmail Ali de, odunun sadece geçici bir çözüm olmadığını ve sağlıklı bir alternatif sunduğunu vurguladı. Ali, “Bölgedeki gerginlik nedeniyle gaz fiyatları 3 kat pahalandı ve bulunamıyor. Bu durumda odun, fırınlarımızın kapanmaması ve geçim kaynağımızın sürmesi için önemli bir rol oynadı.” şeklinde konuştu.
İsmail, çevresel boyuta da değinerek doğaya zarar vermediklerini belirtti. “Odunu bilinçli şekilde kullanıyoruz. Sadece kuru odun yakıyoruz, yeşil ağaç kesmiyoruz. Çünkü çevreyi korumak bizim için önemli. Köylere gidip kurumuş odunları topluyoruz.” diye ekledi.